Hadi Asitanelioğlu

 

Tangoları

Müzik Sohbetleri

Toplum & Sanat

Geçmişten Kesitler

Sevgili Yakınlarım ve Dostlarım,

Evin İlyasoğlu

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Filarmoni Derneği yeniden

Cumhuriyet 19 Eylül 2018 Çarşamba

İstanbul Filarmoni Derneği 1946 yılında kurulmuştu. Nedir filarmoni? Armoni sever, müziksever anlamında bir sözcük, tıpkı filateli gibi. Başta Cemal Reşit Rey olmak üzere konservatuvar mensupları ve İstanbullu birçok müziksever bir araya gelmişti: Afif Tektaş, Emel Tacer, Halit Ziya Uşaklıgil, Nedim Göknil, Ömer Refik Yaltkaya, Adnan Bozcalı ilk tüzüğü hazırlayan gruptu. Amaç, konservatuvar ve orkestra gibi müzik kurumlarının bu dernekle birbirlerini desteklemesidir.

Cemal Reşit kuruluş amaçlarını şöyle anlatır: “Orkestranın teknik kabiliyetini geliştirmek ve imkânlarına geniş sahalar vermek için solistler gerekiyordu. Filarmoni Derneği sayesinde İstanbul’a kimler gelmedi ki! Alfred Cortot, Jacques Thibaud, Walter Gieseking, Wilhelm Kempff, Yehudi Menuhin, G.Cassado, David Oistrakh, Pierre Fournier, Andre Navarra, Josquin Rodrigo, Samson François, Jose Iturbi, gibi.”

Bunlar o kuşağın en büyük sanatçılarıdır. Kaşeleri Filarmoni Derneği tarafından ödenir. Konserler önce Taksim Sahnesi sonra Saray Sineması’nda yapılır. Yalnız konser yapmak değil, kurslar ve konferanslar düzenlemek, orkestrayı desteklemek ve Türk bestecilerini teşvik etmek de amaçları arasındadır. Rey’den sonraki başkan Furumet Tektaş ise ressam, müzisyen ve edebiyatçıdır, birkaç dili çok iyi bilir. Dernek salonundaki tüm etkinlikleri üst düzeyde tutmuş, saygın kişiliğiyle nitelikten ödün vermemiş bir yöneticidir. 1952’den 1959’a kadar hemen her perşembe Saray Sinemasında konserler yapılır. Dünyanın önde gelen solistlerine eşlik etmek, orkestrayı geliştirmektedir. Her şeyden önemlisi bu düzenli konserler İstanbul halkının yaşam biçimini de etkilemiştir. 1945’te basılan bir kitapçık-ta derneğin orkestraya destek olmasının yanı sıra bir gün İstanbul şehrine güzel biri konser salonu hediye etmesi de umulmaktadır. Dernek, önceleri İstanbul Şehir Orkestrası, sonra da İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’na önemli katkılar sağlamış, ayrıca resitaller düzenlemişti. Uzun yıllar genel sekreterliğini üstlenen Panayot Abacı, 1962’den ölümüne, 2015’e kadar Orkestra dergisini yayımlayarak bir müzik platformu yaratmıştı.

“Faruk Erengül Piyano Yarışması” yapılacak, bestecilerimize yeni eserler ısmarlanacak, kurulacak bir oda müziği topluluğuyla üniversite ve ortaöğretim okullarında açıklamalı konserler düzenlenecek. Ayrıca klasik müzikle ilgilenmeye yeni başlamış kişilere uzman müzikçilerin anlatımlarıyla dinletiler de yapılacak.

4-10 Mart 2019 tarihinde, İdil Biret’in jüri başkanı olduğu ulusal piyano yarışmasında maddi ödüllerin yanı sıra, birinci gelen yarışmacı 29 Mart 2019 tarihinde İDSO’nun solisti olacak. Şimdi derneğin en yakın etkinliği 25 Kasım’daki Gala Konseri. Grand Pera Emek Sahnesi’nde Gülsin Onay, Cihat Aşkın, Metin Ülkü, Aydın Karlıbel, Çağ Erçağ, Bülent Evcil, Esra Abacıoğlu Akcan ve Duru Aydın katılacaklar. Bu konserin ana sponsoru da Aromsa AŞ.

İstanbul Filarmoni Derneği’ni yeniden canlandıranlara teşekkürler.

Evin İlyasoğlu

Sayın Evin İlyasoğlu’nun yazısı İstanbul Filarmoni Derneği üyelerini sevindirdi. Bazı arkadaşlarımız Facebook’a koydular. Ben de 26 Eylül 2018 günü Facebook’ta TÜM ARKADAŞLAR grubunda paylaştım ve ‘Yorum’ bölümüne, bu vesileyle bazı düşüncelerimi, daha doğrusu düşüncelerimin bir kısmını yazdım. Facebook’taki grupta gerek Sayın İlyasoğlu’nun yazısıyla, ve gerekse benim düşüncelerimle kimse ilgilenmedi. Bu bilgilerin kaybolmaması için ilgili yazıları siteme dahil etmeyi uygun gördüm:

EVİN İLYASOĞLU GİBİ DEĞERLİ BİR İSMİN SÜTUNLARINDA İSTANBUL FİLARMONİ DERNEĞİNE YER VERMESİ ÇOK SEVİNDİRİCİ. İSTANBUL FİLARMONİ DERNEĞİ BAZI YÖNETİM EKSİKLİKLERİ VE SORUNLARI DA OLSA YILLARCA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRDÜ. YILLIK KONSER PROGRAMLARINDA TERTİPLEDİĞİ KONSERLER YÖNÜNDEN ETKİNLİKLERİ GÖRÜLEBİLİR. SON SENELERDE, DERNEĞİN YILLARDAN BERİ GENEL SEKRETERLİĞİNİ YÜRÜTEN SAYGIDEĞER PANAYOT ABACI’NIN VEFATINDAN SONRA BİR DURAKSAMA DÖNEMİ YAŞANSA DA TAKİP EDEN GÜNLERDE SEÇİLEN VE İÇİNDE İKİNCİ BAŞKAN OLARAK GÖREV YAPMAYI ARZU ETTİĞİNİ BELİRTEN CİHAT AŞKIN GİBİ ULUSLARARASI BİR DEĞERİN BULUNDUĞU, VE GENE ÇOK DEĞERLİ ALP ALTINER’İN BAŞKANLIĞINI YÜRÜTTÜĞÜ YENİ YÖNETİM KURULU DA BÜYÜK İŞLER BAŞARDI.

SAYIN EVİN İLYASOĞLU’NUN İSTANBUL FİLARMONİ DERNEĞİNDE GÖRMÜŞ OLDUĞU GELİŞMENİN, MEDYA KADROLARINDA DA DAHA EĞİTİMLİ, BİLGİLİ, KAPRİSTSİZ, SANATSEVER DEĞERLERİN YER ALMASIYLA VE GÜZEL SANATLARA VERİLEN ÖNEMİN DAHA ÇOK ÖNE ÇIKMASIYLA, ŞÜPHESİZ DERNEĞİMİZE DE İLGİ VE DESTEĞİ ARTTIRACAK VE BERABERİNDE DAHA BAŞARILI ETKİNLİKLERİ GETİRECEKTİR.

SARAY SİNEMASINDA SAYIN İLYASOĞLU’NUN YAZDIKLARINDAN BAŞKA VAŞA PRİHODA, DEVY ERLİH, JİRAYİR KANTARCIYAN GİBİ DİĞER BAZI USTALARI DA DİNLEMEK FIRSATINI BULDUM. HAYATIMIN EN TATLI KONSERLERİ BU SARAY SİNEMASINDA DİNLEDİKLERİM OLDU. WALTER GİESEKİNG’İN KONSERİ ATLAS SİNEMASI’NDA YAPILMIŞTI. BEN O YILLARDA TAKSİM SAHNESİNDE KONSER İZLEDİĞİMİ HATIRLAYAMIYORUM. (İHTİYARIM UNUTMUŞ OLABİLİRİM). HERHALDE 1970’Lİ YILLARIN BAŞLARINDA TAKSİM SAHNESİNDE ADNAN SAYGUN’UN YUNUS EMRE ORATORYASINI DİNLEDİM VE TEYBİMLE KAYDETTİM. 1950’Lİ YILLARDA, GALATASARAY VE TÜNEL ARASINDA BİR ARA SOKAKTA BULUNAN O ZAMANKİ DERNEK MERKEZİNDE DE TEKRARLANAN BAZI RESİTALLERİ İZLEME ŞANSINA SAHİP OLDUM.

KANAATİMCE TOPLUMUMUZDA MÜZİKLE İLGİLİ GELİŞMELER AYRI VE ÇELİŞKİLİ YÖNLERDE GERÇEKLEŞİYOR. BU KONUDA ADETA TOPLUMSAL BİR BÖLÜNME VAR. BİR TARAFTA OLAĞANÜSTÜ BİR GELİŞMEYİ GÖZLEMLİYORUZ. GENÇ KEMANCILARIMIZ, PİANİSTLERİMİZ, SOPRANOLARIMIZ, TENORLARIMIZ DÜNYA ÇAPINADA SANAT OLATLARINDA EN ÜST DÜZEYDE YER ALIYOR, GENÖLER BİRÇOK ULUSLARARASI YARIŞMALARDA BİRİNCİLİK ÖDÜLLERİ TOPLUYORLAR. ÇOK BÜYÜK BİR GELİŞME VAR. DİĞER TARAFTA TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜ ARTARAK, ÇOĞALARAK MÜZİK DENİLEMRYECEK SESLERİ DİNLİYOR. BAZEN ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ ÇOK SEVGİĞİM BİR YERE GİDİYORUM, HOPARLÖRLERDEN GELEN SESLERE TAHAMMÜL EDEMEDİĞİMDEM, O YERİ TERKETTİĞİM OLUYOR. (YANLIŞ ANLAŞILMASIN FOLKLOR MÜZİĞİNE, GELENEKSEL MAKAMSAL MÜZİĞİMİZE ÇOK SAYGILIYIM.) MEDYAMIZ BU GELİŞMENİN NERESİNDE DURUYOR? BU ORTAMDA İSTANBUL FİLARMONİ DERNEĞİ DE TOPLUMDAN, MEDYADAN DESTEK ALAMIYOR. SON YILLARDA ZANNEDERİM BEŞYÜZDEN FAZLA ÜYE AİDATLARINI UZUN BİR SÜREDEN BERİ ÖDEMEDİKLERİ İÇİN ÜYELİKTEN ÇIKARILDI. BENİM HATIRLADIĞIM BİR DEFA PANAYOT BEYİN RİVASIYLA VEYA BİR GÖRÜŞMESİNDEN SONRA DOĞAN HIZLAN DERNEĞİMİZ HAKKINDA BİR YAZI YAZDI. BU DEFA DA HERUALDE VE BELKİ YENİ YÖNETİM KURULUNDAN BİR ARKADAŞIMIZIN GÖRÜŞMESİNDEN SONRA SAYIN EVİN İLYASOĞLU KÖŞESİNDE DERNEĞİMİZDEN BAHSEDİYOR. GEÇEN SENELER VE YÜZLERCE KONSER. MEDYADAN GÖRDÜĞÜMÜZ DESTEK BU KADAR.

TOPLUMUMUZDAN VE MEDYANIZDAN DA MÜZİĞE VE GÜZEL SANATLARA KARŞI BİLGİLİ, CANLANAN VE YÖNLENDİREN BİR İLGİ BEKLİYORUZ.

EVİN İLYASOĞLU’NA İSTANBUL FİLARMONİ DERNEĞİNİ HATIRLADIĞI İÇİN, DERNEĞİN BİR ÜYESİ OLARAK TEŞEKKÜR EDİYORUM.

Hadi Asitanelioğlu