Hadi Asitanelioğlu

 

Tangoları

Müzik Sohbetleri

Toplum & Sanat

Geçmişten Kesitler

Piyanist Elif Gökçe Tuğrul

Sevgili Yakınlarım ve Dostlarım,

Piyanist Elif Gökçe Tuğrul, İstanbul Filarmoni Derneği etkinlikleri kapsamında geçmiş yıllarda da konserler vermişti. Onun konserleri daima iz ve unutulmaz lezzetler bırakmıştır. Bu son konseri de unutulmazlar arasında yer alacak.

Konserin ilk parçası programda ‘J.S.Bach-J.Brahm Chaconne re minör (sol el için)’ olarak belirtilmişti. Burada Chanonne ile ilgili biraz gevezelik yapmak, düşüncelerimi aktarmak istiyorum. Bach deyince armoni, kontrpuan, füglerden oluşan eserler hatırımıza geliyor. Org’dan gümbür gümbür yükselen çok seslilik. Bach keman için besteler yaparken de bu çok sesliliğin bu enstrümandan da çıkmasını istiyor. Bach’ın yalnız kemanla çalınmak üzere, solo keman parçaları olarak ünlü 6 eseri var. Bunlar Solo Keman Sonatları ve Partitalar olarak isimlendiriliyor. Bu eserlerin birçok bölümlerinde kemanın çift telinde çalınan çift sesler (dublkort’lar) yer alıyor. Ama Bach bununla yetinemiyor. Onun kulağı daha fazlasını istiyor, O, en az üç sesin birlikte işitilmesiyle oluşan akorların da notalarını yazıyor. Eserler çalınamaz zorluklar ihtiva ediyor.

O devirde kemancılar, eserleri çalamadıklarını, biraz daha kolaylaştırmalarını ondan rica ediyorlar o da biraz daha kolaylaştırıyor. Bunları nerede okundun derseniz, hiçbir yerde okumadım, gençliğimde üstatlardan dinlemiştim, onlar okumuşlardır. Lafı nereye getireceğimi birazdan anlayacaksınız. Kemanda üç sesi birden çıkarabilir misiniz? Çıkaramazsınız, üç ayrı telde üç ses. Kemancı arşeyi soldan sağa hızla yuvarlayarak, en pes sesten diğer çift sese geçerek akoru seslendiriyor. İşte Elif Gökçe Tuğrul’un çaldığı Chaconne, aslında Bach’ın solo keman için yazdığı parçalardan biri, ünlü 2 numaralı re minör partitanın beşinci bölümü. Brams, Bach’ın bu solo keman için yazdığı eseri piyanoya uygulamış. Ve de bir başka özellik olarak uyarlamayı parçayı piyanoda yalnız sol el ile çalınmak üzere düzenlemiş.

Elif Gökçe Tuğrul bu zor eseri sol elle çalarken, bir biriyle yarışan melodileri, birbirlerine bağlanan akorları yalnız sol elle gerçekleştirdi ve nice zor teknik isteyen bölümleri aştı. Brahms anlattığım kemandaki üçlü akorların icrasında uygulanan arşe tekniğini yer yer adeta özellikle piyanoya aksettirmiş ve biz de Elif Gökçe Tuğrul’un icrasında bunları işittik. Elif Gökçe Tuğrul tüm teknik güçlükleri aşarak , bu zor parçayı ezbere ve Bach’ın ve Chconne’nun bizleri derinliklere götüren ruhunu yansıtarak dinletti. Bu tadı unutmayacağız.

Programın ikinci parçası Beethoven’in Fa minör Op.57 Appassionata sonatıydı. Bu müthiş eseri dinlerken, bir yandan da bir piyanist’in bu seviyede bir vitüoziteye erişebilmesinin nasıl mümkün olabildiğini, insan beyninin yüceliğini düşünüyor, bu parçayı da gene ezbere çalan Elif Gökçe Tuğrul’un parmaklarını çok yakından ve hayranlıkla izliyordum.

Aradan sonra programda üç eser daha vardı. Brahms Op.10 Balladen isimli 4 bölümlük eserinden sonra, Hasan Uçarsu’nun çağdaş müzik tarzındaki bir yorumunu alkışladık. Konserden sonra Panayot Abacı’nın Hasan Uçarsu’yu yanaklarından öperek kutlaması gözümden kaçmadı.

Programın son parçası Liszt’ten Vallée d’Obermann’ı da Elif Hanımın güzel yorumuyla ruhumuza sindirdik.

İzleyiciler arasında Elif Hanımın annesi ve babası da vardı. Ne büyük emekler ve çalışmalarla bu noktaya erişilebildiğini ben idrak ediyorum. Toplumumuza ne büyük bir değer katmışlar. Ne büyük bir gurur kaynağı.

Bu güzel konseri hazırlayan ve bizlere sunan İstanbul Filarmoni Derneği’ne ve bu güzel konseri bize yaşatan Piyanist Elif Gökçe Tuğrul Hanıma sonsuz teşekkürler.

Hepinize sevgiler...

Bach-Brahms, Ciaccona in D minor for the left hand — Sergey Kuznetsov