Hadi Asitanelioğlu

 

Tangoları

Müzik Sohbetleri

Toplum & Sanat

Geçmişten Kesitler

Sismanoglio Megaro'da İFD Konseri
(Video)

Sevgili Yakınlarım ve Dostlarım,

ÜNİVERSİTE VE BÖLÜM ÖĞRENCİLERİ 22 YIL TROMBON SANAT DALI SORUMLUSU OLARAK ÖĞRENCİ YETİŞTİREN SEZAİ TARAKÇI'YA TEŞEKKÜR VE SAYGI KONSERİ SUNDULAR.

İstanbul Filarmoni Derneği'nin bu sezon konserlerini İstiklâl Caddesi üzerinde 'Şişmanoğlu' ismiyle bilinen ve Yunan Konsolosluğu'na ait çok güzel bir salonda yaptığını evvelce yazmıştım. Bu konseri de tüm iletişim arkadaşlarıma duyurmuş, ayrıca Facebook tünelime de koymuştum. Bu duyularımda konserlerimizin artık daha çok kişiler tarafından izlendiğini, bu konserin ise çok daha fazla kalabalık olacağı umduğumu belirtmiştim.

Derneğimizin konserlerinde bu salondan yararlanabilmesi iyi bir ilişkinin sonunda başarılmıştır. Bundan önceki konserler için derneğin piyanosu da bu salona taşınmıştı. Konser günü dernek yetkilileri sabahtan itibaren salonun bu konsere uygun olarak düzenlenmesi, yeterince iskemle taşınması gibi konularla ilgilendiler. Orkestra öğleden önce salonda bir prova yaptı. Lütfiye Hanım, Cemalettin Bey dernek adına düzenlemeler yapmaya çalışırken, Mimar Sinan adına da galiba Ayla Hanımefendi gerekli direktifleri verdiler. Hepsine çok teşekkürler..

Salon tahmin edildiği gibi doldu ve hatta oturacak yer bulunmamaya başladı. Birçok kişi ayakta kaldı. Derneğin yarım asırlık genel sekreteri, yani derneği ayakta tutan Panayot Abacı'nın yanında eşi ve gene dernek üyelerinden ve eski başkanlarından kızı Profesör Ersi Hanımefendi için ayırdığı yeri tutabilmekte güçlük çekiyorduk. Panayot Bey beni de yanına oturtmuştu.

Ön sıralarda yer ayrılması gerekirken ne yazık ki adına saygı konseri verilen Sezai Tarakçı Bey ve eşi ve konservatuar yetkilileri için yer ayrılmamıştı, veya ayrılan yerlere birileri oturmuştu. Kalabalık nedeniyle salon ve salonun girişinde çabalayan Lütfiye Hanım ile irtibat kurulamıyordu.

Sezai Bey eşi ve arkadaşlarıyla geldi ve Panayot Beyi görmekten memnun olduğunu belirtti nazik cümleler aktardı. Bir süre ayakta kaldılar. Neyse ki bazı insanlar koşuşturdu ve 4-5 iskemle getirerek bizim önümüzde bir sıra yaptılar. Sezai Bey gene nazik davranarak Panayot Beye siz öne geçin biz arka sıraya oturalım dedi ama bu kabul edilmedi. Sezai Bey iyi ki oraya oturdu, çünkü konserden sonra kendisine sunulan çiçeği almak ve kısa bir konuşma yapmak için sağa sola takılmadan şefin bir basamak yükseklikteki yerine çıkması gerekiyordu.

Karşımızda herhalde 50 kişilik bir nefesli sazlar orkestrası yer aldı. Konserde Bizet'nin Arlesienne Suiti, gene Bizet'nin Carmen Suiti ve ardından Beethoven'in 7inci senfonisi çalındı. Orkestra hepsini güzel çaldı. Gümbür gümbür çalan seslerle kükreyen Beethoven'i iyice içimize sindirdik. Bu senfoninin ünlü 2inci Allegrotto bölümünde dikkat kesildik. Violalar yerine klarnetler başladı. Yanımda oturan İstanbul Devlet Senfoni Orkestrasının ünlü ve emektar violacısı Panayot Abacı'ya sizin viola partilerini klarnetler çalıyor dedim. Anladığım kadarıyla birinci ve ikinci kemanlar da flütler arasında bölüştürülmüştü. Demek ki çello partileri de trombonlardaydı. Trombonlar da kendi aralarında bölünmüşler. Sağda uzakta uzun boylu genç bir kızımız Kontrbas çalıyor. Arşe hareketlerini izliyoruz. Heykel gibi görüntüsü bile müziği etkiliyor. Gene sağ arkada bir Arp var. Sırası geldiğinde solo yapan bir nefesliye dantela gibi dokularla hayranlık topluyor. Orkestranın arka bölümünde zaman zaman kendini dinleten nefesliler yer almış. Tüm çocuklar nur yüzlü, sanatçı yüzlü, Atatürk çocukları. Hepimiz onlara hayran olduk.

Konser bittikten sonra Sezai Tarakçı çiçeğini almak üzere yerinden kalkıyor. Uzun süre Avrupa'da bulunduğunu, ama bu günkü bu sunum ve sevginin hepsinin fevkinde olduğunu dile getiriyor.

Bana konsere gelenlerin önemli bir kısmının , bu konserin İstanbul Filarmoni Derneği'nin yıllık etkinlikleri içinde yer aldığını fark etmemişlerdi gibi geldi. Keşke konserin sonunda Derneğe ve de onun cefakâr emektarı Panayot Abacı'ya bir küçük teşekkür edebilseydi.

İstanbul Filarmoni Derneği ile Mimar Sinan Üniversitesi arasında yıllardan beri yakın bir işbirliği devam eder. İstanbul Filarmoni Derneği'nin çoğu zaman, sezonun ilk konseri Mimar Sinan Orkestrası ile başlamıştır. Yıl boyunca da üniversitenin seçkin hocaları konser katkılarıyla dernek izleyicilerini mutlu etmiştir. Ben de derneğin eski bir üyesi (Bugün için belki en eski veya eskilerden biri) olarak Mimar Sinan Üniversitesi'ne teşekkürlerimi arz ederim.

Konserden önce ve konser sırasında bir çok resimler çektim ama bir çoğunu becerememişim. Elimde kalanlarla bir fikir vermesi amacıyla küçük bir video yaptım.

Hepinize sevgiler...