Hadi Asitanelioğlu

 

Tangoları

Müzik Sohbetleri

Toplum & Sanat

Geçmişten Kesitler

Turgay Erdener

Sevgili Yakınlarım ve Dostlarım,

İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneye konan Afife Jale Balesi'ni Süreyya Operası'nda izlemeye giderken bu kadar beğenebileceğimi düşünmüyordum. Hatta beğenmeyebileceğimi bile aklımdan geçiriyordum. Bu ön fikir belki duygularımın esiri olmamdan kaynaklanıyordu. Duygularım klasik baleyi seviyordu. New York ve Londra'da oynayan ve benim izledikten sonra kendi kendime beğenmedim diye mırıldandığım bazı baleler oralarda yıllarca oynamıştı. Bu kadar güzel bir eser ve icrayla karşılaşınca doğrusu şaşırdım. Koreografisi çok güzeldi. Müzik ve Koreografi birbiriyle son derece uyumluydu. Tüm balerin ve baletler kusursuz bir icra sergilediler.

Bir baleyi eserin bestecisini bilmeden seyretmeğe gidilir mi? Örneğin Kuğu Gölü'ne giderken bestecisinin Çaykovski , Spartaküs'e gidilirken bestecisinin Haçaturyan olduğu bilinmeden adım atılır mı? İzlemeye gittiğim balenin önce müziği bestelenip, sonra ona uygun  koreografisi mi yapılmış, yoksa önce koreografisi yapılmış, sonra besteciden bu koreografiye uygun bir beste mi istenmiş bilmek isterdim. Ne kadar yazık, ben Afife Jale Balesi temsilinde bunları öğrenmeden koltuğuma oturmuşum.

Oyun başladı, daha ilk iki saniyede bestecisi bir büyük usta diye düşündüm; Bu düşüncem eserin sonuna kadar değişmedi. Türk Beşleri'ni, onların çağdaşlarını, diğer bestecilerimizi ve onları izleyenleri takdir ve hayranlıklarımla hatırlıyorum. Son yirmi yıl gibi bir süreden beri, diyelim ki 1990'lı yıllardan beri birçok yeni bestecilerimizi tanımaya başladık. Kendimce Konservatuarların, eğitim sistemindeki gelişmelerin bu güzel sonucu verdiğini düşünürüm. Birçok müzik aletleri için yazılan eserlerden başka, senfoni orkestrası için müzik yazıyorlar, hatta bazen buna bir de koro ilâve ediyorlar. Tanıdığım bazı isimleri burada yazmak isterdim ama bazı isimleri hatırlayamamaktan korkarım. Bu kuşak bestecilerin gene bu sanat dalının içinde olan usta ve bilgili bir kalem tarafından kitaplaştırılmasını ve toplumumuza ve toplumlara tanıtılmasını arzu ederim.

Evet, Afife Jale Balesi başladığı andan itibaren müziğinin bir büyük ustanın yaratısı olduğunu anlamaya başladım. Ben müziği alt yapısıyla, fonlarıyla beraber izlerim. Müzik daha ilk başta değişik bir atmosfer oluşturdu. Kemandaki güzel melodiler, kemancının kattığı duygular ve güzel vibratosu ile bizleri etkilerken, Çellodan gelen güzel müzik cümleleri, keman ve çello arasındaki konuşma ve iletişim gözden kaçmıyordu. Zaman zaman kemanda başarıyla icra edilen oktav aralıklı çift sesler işittik. Arada birinci keman ve ikinci kemanın üçlü aralıklı yürüyüşleri güzellikler kattı. Nefesli sazların her biri bir akorun bir sesini çalarken birlikte parlattıkları akorlar çok canlıydı. Selahattin Pınar devreye girdiğinde geleneksel makamsal müziğimizin duygularını yansıtan yumuşak, tatlı müzik cümleleri dinlemeye başlamıştık. Bestecimiz gene de bu güzel cümlelere zarif fonlar katmayı ihmal etmemişti. Evet bu büyük ustanın isminin TURGAY ERDENER olduğunu öğrenmekte gecikmedim. İhtiyar beynimle bu ismi unutmamaya çalışacağım. Kendisi çok şanslı, Kâmuran Gündemir hocayla başlayan eğitimi hep büyük ustalarla devam etmiş. DOB'un kitapçığında bestecinin ondan fazla diğer eserlerinin isimleri de yazılmış. Bu bestecimizin daha pek çok eserinin bulunduğundan hiç şüphem yok.

Hepinize sevgi ve saygılar...