Hadi Asitanelioğlu

 

Tangoları

Müzik Sohbetleri

Toplum & Sanat

Geçmişten Kesitler

Adnan Saygun - Yunus Emre Oratorio - 5 (Choral) "Dertli Dolap"

Hikmet Şimşek, Conductor
Müfide Özgüç(Soprano), Cemaliye Kıyıcı(Alto)
Pekin Kırgız(Tenor), Bülent Ateşoğlu(Bass)
Orchestra of the Ankara State Opera and Ballet
Ankara State Opera Chorus

Benim Adım Dertli Dolap
Suyum Akar Yalap Yalap
Böyle Emreylemiş Çalap
Derdim Vardır İnlerim

Sevgili Yakınlarım ve Dostlarım,

Gene birkaç laf edeyim. 1950’li yıların başlarında Ahmet Adnan Saygun’un Yunus Emre Oratoryosu eserinin ününü işitiyorduk. Ama galiba ilk defa 1954’te eski Taksim Belediye Gazinosu salonunda dinlemiştim. (Şu Taksim Belediye Gazinosu’ndan sık sık bahsediyorum, gençler yanlış bir adreste başka bir salondan bahsettiğimi düşünüyorlar. Keşke benim bahsettiğim yerin bir resmi olsa da bunu birbirimize göndersek. Koroyu bizzat Adnan Saygun yönetti. Ben en ön sırada oturuyordum. Saygun bir ara bagetini düşürdü, ama yerden almadı, galiba başka bir tanesini kullanmaya başladı. Bageti ben yerden aldım ve sakladım. Hala saklıyorum. Ama zamanla bozuldu. Koristler her biri kendi elbiseleriyle koroda yer aldılar. Konser sonrası Muhittin Sadak bir yandan eserin armoni ve kontrpuan yönünden üstünlüklerini anlatmaya çalışırken, bir yandan da Devlet koristlere niye bir üniforma vermemiş diyordu. Saygun kim bilir ne büyük çabalardan ve üzüntülerden sonra oraya gelebilmişti. Bu konserin programını hala saklıyorum. Üzerinde Saygun’un imzası var. Bir gün taramasını yapıp sizlere göndereceğim. Solistlerin isimlerini de göreceksiniz.

Gel zaman git zaman biz Türkiye’de bu eseri dinleme fırsatı ararken, hatırımda kaldığına göre 1958 yılında Leopol Stokowski Birleşmiş Milletler salonlarında bu eseri seslendirdi. Tabii sözler İngilizce olarak. Gördünüz mü olayı!

Taksim’deki Maksim gazinosunun yanında Venüs Sineması (veya Taksim Sahnesi) vardı. 1969’da ilk yurt dışı seyahatimi yapmıştım. Frankfurt’tan orta boy çok hassas bir teyp almıştım. Demek ki bu tarihten sonraki bir tarihte eser orada icra edildi, ben de teype kaydettim. Bu kaydı i ş yerimde de çalışanlara yeter artık dedirtecek kadar uzun süre çaldığım oldu. Rahmetli arkadaşım Yusuf Pamukbezci, en iyi yorumun o gün yöneten şef tarafından yapıldığını söylerdi. Bu yorumu sizlere gönderebilmem için teypteki kaydı evvela bir wave editörüne kayıt etmem ve 10 bölüme ayırmam gerekiyor. Belki bir gün yaparım.

Bu eseri Ayasofya Müzesinde Hikmet Şimşek yönetiminde de dinledik. Sonra televizyonda da yayımlandı. O zamanki video kasetlerine de kaydettim, ama silinmiş. Galiba onu Gürel Aykal yönetmişti.

Hepinize selamlar...