Hadi Asitanelioğlu

 

Tangoları

Müzik Sohbetleri

Toplum & Sanat

Geçmişten Kesitler

Sevgili Yakınlarım ve Dostlarım,

1955 yılında yedek subaylık 18 aydı. Bunun 6 ayı öğrencilik, 12 ayı kıt'a göreviydi. Müracaatı müteakip Ankara'da bir imtihan veya test yapılır adaylar ona göre sınıflarına ayrılırdı. İktisatçı ve maliyeciler, bazı küçük sağlık problemi olanlar genelde Levazım sınıfına ayrılırdı. Ama aslında Levazım'a ayrılanlar torpilli olanlardı. Zira Levazım okulu İstanbul'da Eyüp'te idi. Bu dönemde de tüm torpilliler bu okula gelmişti. Albümü saklıyorum ama hatırladıklarımı sayayım: O zamanki Genel Kurmay Başkanı'nın oğlu Atilla Baransel, arkadaşı ve sınıf arkadaşımız Sefa Albayrak (İleride zannederim Anadolu Bankası Genel Müdürü oldu), Besim Üstünel (zannederim o zaman doçent idi) Haldun Dormen (o günlerde de bir tiyatrosu vardı, okulda tiyatro heyecanı yaşattı), Orhan Oğuz (o zaman da profesör unvanına sahipti, zannederim bir İran veya Irak üniversitesinden gelmişti, sonra Yüksek Ticaret Okulu'nu 4 yıllık İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi'ne çevirdi ve oradan da Marmara Üniversitesi'ni kurdu, Nezih Demirkent (malum), Atilla Aybay (sonra Sümerbank Genel Müdürü oldu. Okulun damı aktığı için bize sık sık izin verirlerdi. Zaten barakalarda yatıyorduk. Ben de nişanlımı alır, Beyoğlu'ndaki Flarmoni Derneği'ndeki bir konsere veya sinemaya giderdik. O günlerde İstanbul Devlet Operası Stüdyosu kurulmuştu. Daha önce seçimlere katılmış ve seçilmiştim. Yedek Subay Okulu'nda iken stüdyo çalışmalarına katılmam için belirli günlerde bana izin verilmişti. Asker kıyafetiyle çalışmalara giderdim. Okulda iken hepimiz asker elbisesi giyiyorduk. Dışarda bizi görenler asker sanırdı. Bir yakamızdaki 'Y' harfi, diğer yakamızdaki 'O' harfi görülmezdi. Tramvayda 'askerağ biraz ilerle' dediklerini hatırlıyorum.