Hadi Asitanelioğlu

 

Tangoları

Müzik Sohbetleri

Toplum & Sanat

Geçmişten Kesitler

Sevgili Yakınlarım ve Dostlarım,

21 Kasım 2010 ARİFESİ HANGİ GÜNDÜ BU UZUN BAYRAMIN?
İŞ YERLERİNDE, DEVLET DAİRELERİNDE, SGK ŞUBELERİNDE TATİL NE ZAMAN BAŞLADI ?
BEYOĞLU SGK ŞUBESİNİN 2010 MAYIS AYINDA TELEFONLA DAVETİ ARDINDAN BAŞLAYAN İŞLEMLER VE BEKLENTİLERİMİZ.

Eklentileriyle 9 güne çıkan bu uzun bayram tatili bu akşam bitti. Kurban Bayramı bu yıl 16 Kasım Salı günü başladı. Dört gün tatil 19 Kasım Cuma akşamı bitiyordu. Aslında arife günleri de iş hayatında hareketsiz geçer. Çalışanlar bir an önce iş yerinden ayrılmak ister. Peki bu bayramın arifesi 17 Kasım Pazartesi değil miydi? Öyleydi ama gerçekte 12 Kasım Cuma günü sanki bayramın arifesi oldu. Önlerinde 9 günlük uzun bir tatil olduğu halde çalışanlar kıpır kıpır yerlerinde duramadı. Herkes bir an önce çekip gitmek istiyordu. Zaten arayan soran da yoktu, telefonlar da çalmıyordu. Piyasada Cuma günü, geleneksel tahsilat tediye günüdür. Cuma günü, yani arife gününün yerine geçen gün, müşterilerden alacak tahsiline çıkan elemanımız sıfır tahsilatla döndü. Ticaret ehli ödeme yapmamak için bu gibi bahanelerden hemen yararlanmaya bakar. Peki Bayramdan sonraki Cuma ne olacak? Bir kısım esnaf bu defa bayram tatilini bahane ederek ödeme yapmayacak. Ay sonuna bir hafta kaldı. Ücretler ödenecek, kiralar yatırılacak, sigorta primleri, vergi stopajları vs. hesapları kapatılacak. Ama bu çark nasıl dönecek?

Peki devlet kurumlarındaki durum nasıldı? 9 günlük tatil zaten devletin uygulaması. Orada da 12 Kasım Cuma günü acaba diğer günlerden farklı mı geçti? Her yeri bilmem. Bizim Beyoğlu Sosyal Güvenlik Kurumunda üzücü bir işlemimiz var. 2008 yılının ortalarında bir çalışanım hamileliği nedeniyle 4 aylık geçici izne çıkmış. Biz de Microsoft Office programlarında zımba gibi 15 yaşında bir delikanlıyı 4 ay süreli işe almışız. Ne yapayım titizlik. Stokları Logo programında tutmakla yetinemiyorum. Ayrıca Excel’de stokları gerçek FİFO olarak tutuyoruz. Böylece istediğimiz zaman gelir tablosunu çıkarabiliyoruz. Kurum önce bizi telefonla aramış ve bilgi için davet etmiş. Kurum ya adresimizi bilemiyordu, ya da yanlış adrese tebligat gönderiyordu, onun için ilişkiyi telefonla davet ederek kurmaya mecbur kalmıştı. Önce muhasebecimiz ilgili belgeleri toparlayarak davet eden kontrol memuru hanıma gitti. Muhasebecimizi dinlemeden, şirketi temsile yetkili kişi imza sirküleriyle gelsin demişler. Hiçbir yazılı tebligat olmadığı halde ben tüm ilgili evrakları, ücret bordrolarını ve yasal defter kayıtlarını bir dilekçeye ekleyerek muhasebecimle beraber aynı kontrol memure hanıma gittim, sıramız gelince huzuruna kabul edildim. Kontrol memuru hanım, yekden siz bu çocuğu çalıştırmadan çalışıyor göstermişiniz, yalan beyanda bulunmuşsunuz, suç işlemişsiniz, ceza göreceksiniz, şimdi bana hayır çalıştırmadım diye bir beyanda bulunursanız başka bir işlem yapmadan konu kapanacak, sadece çocuğun sigorta numarasını sileceğim dedi. Olacak şey değil, doğru adresimizi bile bilmiyorlardı, iki sene önce gelip işyerimizde inceleme yapmış gibi iddiasından emin konuşuyorlardı. Yalancılıkla itham edilmemiz bir tarafa, bizim muhasebe kayıtlarımızda en ufak kaydır kuydur yapamazsın, her şeyin düzenli kaydı var. Uzun süren tartışmalardan sonra, kontrol memuru bizim çok üzüleceğimizi, ceza yiyeceğimizi hatırlatarak, uzun bir süre içinde hazırladığı bir yazıyı bana tebliğ etti. Sonradan baktım, önünde benim dilekçem olduğu halde adresimizi gene yanlış yazmıştı. Bizim işyerimiz Taksim, Gümüşsuyu’nda olduğu halde tebliğde Karaköy yazılmıştı. Neyse biz her şeyimizi hazırladık, Kurumun isteyebileceği gerekli fotokopileri yaptık, dosyalara yerleştirdik. Büyük bir kürsünün üstü doldu. Yevmiye ve Defteri kebir defterlerinin bilgisayar çıktıları birer karış kalınlığında. Tebliğdeki bir cümleden belgeleri işyerinde gösterebileceğimiz anlaşılıyordu. Biz de bir dilekçe vererek hazır olduğumuzu, ancak evrakların hacimli olması nedeniyle taşımasının güç olacağını ve lütfen uygun görülürse tetkikin iş yerinde yapılmasını istedik. Dilekçeyi verdiğimizde ilgili kişi yoktu ama bizim dilekçemiz kayıttan geçti.

Birkaç gün geçtiği halde bir yazı alamayınca ilgili kişiye telefon ederek bir yazı almadığımızı, elden yaptıkları tebliğde de adresimiz yanlış yazıldığını hatırlattım ve bir yanlışlık olmasın dedim. Aynen sizin dilekçenizdeki adrese yazdık ve gönderdik, biz fazla bir şey istemedi ki denildi. İşte 12 Kasım Cuma günü, aradan 10 gün geçtiği halde hala bize bir yazı gelmemişti. Merakta kaldığımdan saat 15:00 gibi görüşmek istediğimizde telefon edebileceğimiz bildirilen numaraya telefon ettim. Telefonu herhalde servisin telefonlarını cevaplayan başka bir bey açtı, ve aradığım kontrol memurunun izinli olduğunu söyledi. Lafı uzattım, işte bu nedenle o Cuma günü devlet kurumlarında durum nasıldı diye düşünür oldum.

Bu kadar uzun tatillerin ulusal ekonomimiz için yararlı olmayacağını, bu ay birçok işletmelerin çarkının zor döneneceğini, ne kadar uzun tatil olursa olsun, insanımızın tatili bir gün önceden başlatmak alışkanlığında olduğunu belirtmek istedim.

Hepinize sevgiler...