Hadi Asitanelioğlu

 

Tangoları

Müzik Sohbetleri

Toplum & Sanat

Geçmişten Kesitler

Marcus Tullius Cicero

Sevgili Yakınlarım ve Dostlarım,

Hürriyet Gazetesinde Rahmi Turan dünkü yazısına Marcus Tullius Cicero’nun aşağıdaki sözlerini almıştı. Bu gün Yeşua Beyden de büstüyle beraber aynı cümleler geldi. Bu Romalı hatip, filozof ve hukukçu hakkında internetten bilgi alabilirsiniz. Bu ismi Çiçero olarak telaffuz ediyoruz. Aynı isim bazı lisanlarda Ciceron belki de Cicerone olarak yazılıyor. Zaten biz veya ben veya benim kuşağım Çiçeron olarak söylerdik. Tarihte ismi geçen ünlü hatiplerden bahsedince Çiçeron ve Demosten akla geliyor. Bu Atinalı ve Çiçeron’dan önceki yüzyıllarda yaşamış. Ağzına çakıl taşları koyarak çalışmış ve kekemeliğini yenmiş.

Benim kafama takılan bir cümle vardır. Bunlardan birine ‘irticalen konuşmanızda bu derecede başarılı olmanın sırrı nedir?’ diye soruyorlar. Cevap olarak ‘irticalen konuşmamda bu kadar başarılı olmamın sırrı, irticalen konuşmadığımdır’ diyor. Galiba bunu söyleyen Çiçeron. Şimdi ‘irticalen’ kelimesinin karşılığını ‘doğaçlama’ olarak kullanırsanız güzel olmuyor. ‘Hazırlıksız’ dersek daha doğru olacak. Yani hazırlıksız gibi yapılan bir konuşmanın da ardında gerçekte önceden yapılmış bir çalışma varsa konuşma daha başarılı olabiliyor. O zaman ayak üstü kuru sıkı sallamaz ve yanlış bir laf da edilmez.

Üniversite yıllarında biz de iki tip münazara yapıyorduk. Normal olarak tez önceden kararlaştırılırdı. Zamana göre hazırlanmak için bazen bir ay kütüphaneden veya kütüphanelerden çıkmazdım. Ayrıca hocaları ziyaret ederdik. Bazı münazaralarda ise tez 5-10 dakika önce verilirdi. İstanbul Üniversitesi içindeki fakülteler arasında münazara ligi tertiplenirdi. 1954 senesinde Bahattin, Tevfik ve Hadi’den teşekkül eden İktisat Fakültesi münazara ekibi İstanbul Üniversitesi Münazara Şampiyonu oldu.

Lafı çok uzattım ama bir şey daha söyleyeyim. Bakınız daha 1954’te hangi konuyu tartışıyoruz. Bu son münazaranın tezi ‘Avrupa Birliğine iktisadî yoldan mı hukukî yoldan mı varılır?’ idi. Bir şey daha, Karaköy’de Yolcu Salonunun olduğu cadde üzerindeki hanların birinde müstakbel Avrupa Birliğinin bir bürosu vardı. Bilgi ve broşür almıştık.

Marcus Tullius Cicero M.Ö. 106 - M.Ö. 43
BİR ulus kendi içindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla baş edebilir. Fakat içerisindeki satılmış ve hainlerle yaşayabilmesi olanaksızdır.
Sınırları zorlayan düşman silah ve alemlerini açıkta taşıdığı için daha az tehlikelidir.
Fakat bir hain, "hain" gibi görünmez, kurbanları ile aynı aksanda konuşur, onların çehresine bürünür ve onların argümanlarını kullanarak ulusun politik yapısına nüfuz eder.
Bütün kapılardan serbestçe geçer, sesi en üst düzey hükümet koridorlarında duyulur, ulusun ruhunu çürütür.
Politik yapıya her türlü hastalık bulaştırarak ulusun yaşam gücünü elinden alır.
Bir katil daha az korkuludur.
2050 yıl önce
Marcus Tullius Cicero M.Ö. 106 - M.Ö. 43 (Lâtin) Romalı devlet adamı, bilgin, hatip ve yazar.
Felsefe öğrenimini, Epikürcü Phaedros, Stoacı Diodotos ve Akademi'ye bağlı Philon'dan almış.

Hepinize sevgiler...